Okuldaki işler bitti.Öğrenciler gelmiyor bu hafta,okulda oturup oturup geri geliyoruz.Öğretmen odası geyikleri çeviriyoruz.Tabii öğretmenin geyiği bile öğrenciler ve okul üzerine oluyor o başka.
Herkesin başına bela olan e-okul,sağolsun bana hiç sorun çıkarmadı.Kolayca girdim notlarımı.Yazılı yapmıyor olmam da büyük şans,o kadar kağıdı oku,ortalamasını al,ortalamaya göre sözlü notu ver zor işler bunlar.Dediğim gibi branşım açısından şanslıyım,gerçi tek şansım da bu zaten.Okulun bin türlü töreni,angaryası sırtımdan geçiyor ama senin dersin ders yerine bile konmuyor.Neyse...derin mevzular bunlar.
Cuma günü karne töreninden sonra Bursaya gidiyoruz Adoşla.Uzun zaman sonra ilk defa otobüs yolculuğu yapacağız,bakalım nasıl olacak.Yol durumu belli olmaz diye yalnız başına arabayla gitmemi istemedi Mustican.Ben de beyim bilir dedim:)Hazırlamam gereken valizler öyle gözümde büyüyor ki....
Ada hanım her zamanki gibi.Çenesi hiç durmuyor.Herşeyime karışıyor.Bu aralar kitaplara ve kalemlere merak sardı.Çok özeniyorum yatmadan önce ona masal okuyayım ama mümkün değil,iki satır bile okutmuyor.Yazı yazmak istiyor sürekli.Kalemi de öyle güzel tutuyor ki.Geçen gün salonun duvarına kocaman bir resim yaptı.Pek bi özgün çalıştı kuzum,bütün duvarı kullandı nerdeyse.Bu arada sen neredeydin derseniz,tam da olay yerindeydim:)Kurşun kalem olduğu için sesimi çıkarmadım,özgürce karaladı,işi bitince cifle sildim tertemiz oldu.Bizim evde kırmak,dökmek,dağıtmak,kirletmek serbest.Bu konudaki en büyük şansım,Ada'nın evde yaptığı şeyleri başkasının evinde,hatta babannesinde bile,yapmıyor olması.

Birkaç gündür gece uykusuna yatırırken problem çıkarıyor,yatmak istemiyor.Nazar mı değdirdim acaba kuzu gibi çocuğuma?Pek sanmıyorum,büyüdükçe uykuya tercih edilebilecek bir sürü aktivite olduğunu keşfediyor,oyunu,televizyonu bırakıp yatmak istemiyor sanırım.Haklı da aslında.Ama oturmuş düzenimizden taviz veremem,çok ağlatmak da istemiyorum.İki gecedir benim yatağımda uyuyor.Yine uyku saatinde bizim yatağa gidiyoruz,15-20 dk.içinde uyuyor.Benim de hoşuma gidiyor.Ada kucağa gelmekten,sarmaş dolaş olmaktan,yanımızda yatmaktan hoşlanmaz genellikle.Oysa bebekliği boyunca kucağımdan indirmemiştim,çevredekilerin kucağa alıştırıyorsun eleştrilerine rağmen sürekli kucağımdaydı.Alışmayınca alışmıyor demekki.Neyse uyku bahanesiyle bol bol sarılıyorum kızıma."Koyniş yapalım anne" deyip başını omzuma koyuyor,yanağını dudaklarıma dayayıp "öp" diyor.Uykuya geçişini izlemek,göğsüme dayadığı sırtında nefesini hissetmek,ağzındaki süt kokusunu içime çekmek tarif edilemez bir keyif veriyor bana.Aslında bu da iyi bir çözüm değil ama bir süre tadını çıkartmakta fayda var galiba.
Son günlerde kardanadama takmış durumda.Henüz kar göremedik ama Ada sürekli birşeyler karalayıp ya da elindeki bir şeyi yuvarlayıp "kardanamca yaptım" diyor.
Bu aralar canımı çok sıkan bir konu var.Ada'nın konuşması çok bozuldu.Babannesi ve dedesi gibi konuşmaya başladı. "Alam,yapam,gidem,gelem,alacağdım(alacaktım)" vs.vs.Çocuk benden çok onlarla zaman geçiriyor,çok normal aslında.Annem takma kafana okula gidince düzelir diyor ama okula gitmesine daha çok var.O zamana kadar böyle mi konuşacak?Çok sinirlerim bozuluyor ve elimden birşey gelmiyor.Ne kadar emin ellerde olurlarsa olsunlar,çocuklarımıza kendimiz bakmayınca olmuyor işte:(
Bu sabah okula giderken ilk defa sorun çıkardı."okula gitme anne,evde kal,oyun oynayalım" dedi.Arkamdan mızırdandı biraz,babası kandırıp içeri götürdü ağlamasın diye.Hep üzülüyordum ya neden sorun çıkarmıyor,beni aramıyor diye.Yok bir daha üzülmeyeceğim öylesi daha iyiymiş.Zira arkamdan ağlaması daha çok üzdü beni.